Merhaba!
Burada matematik bir oyun. Her gün biraz oynarsın, her gün biraz daha güçlenirsin.
OYNA Kurulum yok · reklam yokÇocuk yukarıdaki düğmeyle oynar. Buradan aşağısı sizin için: oyunun nasıl çalıştığı, öğretmen paneli, veri sözümüz ve paketler.
Kurulum yok, hesap yok. Her biri tam ekran açılır, tek dokunuşla buraya döner.
Dört adım. Çocuğa kurulum, hesap ya da şifre gerekmez.
Kız ya da erkek avatarını seçer, yalnız adını yazar. Soyadı hiç sorulmaz; ad çocuğun cihazında kalır.
Üç boyutlu okul bahçesinde birkaç dakika dolaşır: yürür, koşar, isterse arabaya biner, mini oyunları dener.
Bahçede İbrahim Öğretmen onu karşılar, adını denetler ve kaçıncı sınıfta olduğunu sorar. Ad ve sınıf böylece yerleşir.
MEB kazanımlarına göre kendi seviyesinden başlar; yanlış yaptığı soru bir süre sonra yeniden gelir. Ders bitince teneffüsü kazanır.
Çocuğun girişinden öğretmenin paneline. Hepsi çalışan üründen alınmış gerçek görüntüler (17 Eylül 2026).
Üç ayrı ekran, üç ayrı iş; hiçbiri diğerinin yerine geçmez.
Aynı sınıfta 20 çocuk var ve hiçbiri aynı yerde değil. Bu ürünün bütün mesele ettiği şey bu.
İlk oturumlarda çocuk sınava girdiğini anlamaz; sadece oynar. Verdiği cevaplar hangi basamaktan başlaması gerektiğini söyler. Süre sınırı yok; sınav gibi hissettiren bir test ya da "seviye belirleme sınavı" yok. Aşağıda anlatılan ön test de, açıldığında, çocuk için sıradan bir ders günü gibi geçecek.
Hazır bir soru listesi yok. Her soru, o çocuğun o anki seviyesine göre üretiliyor: sayıları, bağlamı, zorluğuyla. Bu yüzden iki çocuğun sorusu çoğu zaman farklıdır ve sorular ezberlenerek geçilemez.
Yanlış yapılan soru kaybolmaz: bir süre sonra tekrar karşısına çıkar. Yanlışlar bir bölümde birikirse haritadaki «İlerlemem» kutusu o bölümü ona “Gelişim alanın” diye gösterir. Ceza yok; yanlış burada bir bilgi.
Bir sonraki basamak, öncekini gerçekten yapabilince ve Maarif takvimi o konuya gelince açılır; erken biten o güne kadar kendi seviyesinde alıştırma yapar. Sıralama gösterilmez; kimse kimseyle kıyaslanmaz.
Sınıfta bunun karşılığı şu: tahtaya çıkan her çocuk kendi seviyesindeki soruyu çözer; biten kalkar, sıradaki oturur. Kendi cihazından sınıfa katılan çocuk da aynı yolda ilerler. Öğretmen tek bir ekranı tek bir seviyeye göre kurmak zorunda kalmaz; farklılaştırma dersi bölmeden yürür.
Yusuf 1. sınıfta ve “sayıları tanır, okur, yazar” konusuna yeni geldi. Onun gözünden, bu konuda uygulamanın nasıl çalışacağını adım adım anlatalım.
Yusuf konuya girdiği ilk gün beş soru çözer: ikisi konunun asıl hedefinden (sayıyı okumak ve yazmak), ikisi ondan önceki adımlardan (aynı sayıyı farklı resimlerle eşleştirmek gibi), biri de 2. sınıftan. Onun için sıradan bir ders günüdür; sonucu ona gösterilmez, hiçbir kapı açılmaz. Uygulama yalnız not alır: Yusuf hangi adımı zaten biliyor, üst sınıf sorusunu da çözdü mü?
Sonraki günlerde Yusuf'un günlük sorularının bir bölümü ölçme sorusuna döner; yükü artmaz. İki ayrı günde dörder soru çözer, çoğu asıl hedeften. İki günde de dörtte üç yaparsa bu konuda “usta” sayılır. Tek günlük başarı yetmez: aranan, becerinin ertesi güne taşınmasıdır. Yanlışlar boşa gitmez; hangi adımda takıldığı not edilir.
Ustalık biter bitmez uygulama Yusuf'un nerede durduğuna bakar ve yolu ona göre ayırır.
Uygulama takıldığı adımı bulur ve o adımı ona başka bir görünüşle yeniden getirir: sayıyı nokta kartında göremediyse bu kez onluk çerçevede görür. Soru kolaylaşmaz, farklı sunulur; hedef aynı kalır. Yanlışa ceza yoktur.
Yusuf bir üst sınıfın konusuna itilmez; aynı konunun daha derin hâline geçer ve sayıları daha zengin, alışılmadık durumlarda kullanır. Hızlı olan boş beklemez, ama konunun dışına da çıkmaz.
Sınıf paketinde öğretmen bu ayrımı anında görür, tek satırla: “Bu konuda 3 çocuk destekleme, 1 çocuk zenginleştirme yönünde.” Satırda çocuk adı yazmaz, konu yazar; çocuklar sıralanmaz, etiketlenmez.
Yeni konuya geçmeden önceki kapı budur. Yusuf aynı hedefi, bu konuda hiç görmediği bir görünüşle karşısında bulur: hep nokta kartı ve onluk çerçeveyle çalıştıysa, sayı şimdi ona bir grup nesneyle gelir. Bir beceriyi yeni bir kılıkta tanıyabilmek, onu gerçekten öğrendiğini gösterir. Konunun üç farklı görünüşü yoksa uygulama son testi yapılmış saymaz; raporda “ölçülemedi” yazar.
Diyelim ki Yusuf son testi geçti, ama takvime göre yeni konu birkaç gün sonra açılacak. O güne kadar Yusuf kendi yolunu yürür: uygulama ona kendi seviyesinde sorular üretir. Takılan çocuk destek yolunu, ileri giden zenginleştirme yolunu burada sürdürür; soruların çocuğa özel üretildiği yer burasıdır.
Çözülenler rapora girer. Tek başına teşhis koymaz; önceki adımlarda bir bulgu varsa onu güçlendirir ya da zayıflatır.
Her beceri soruyla ölçülemez: veri toplamak, ölçmek, bir grafiği kendi kurmak eylem ister. Bunların yeri okulun çevresindeki kasabadır. Kasabanın kurulumu tamamlanınca, oraya giden kazanımlar için birer hikâye eklenecek; Yusuf örneğin çiftlikteki hayvanları sayıp grafiğini kendisi kuracak. O güne kadar bahçe yalnız teneffüstür: oynanır, ölçülmez.
Bu sıra, Maarif programında her kazanımın yazılı olduğu adımlara (süreç bileşenlerine) göre kuruluyor; ölçme de bu adımlar üzerinden yapılacak. Bugün canlıda çalışan: konu kilidi Maarif takvimine göre açılıyor ve erken biten kendi seviyesinde alıştırma yapıyor. Ön test, ustalık, müdahale ve son test 1. sınıfın ilk konusunda kuruluyor, henüz çocuklara açılmadı; öteki konulara da adım adım yayılacak.
Sınıf içi farklılaştırma aracı olarak. Kurulum yok, öğrenci hesabı yok; çocuktan yalnız adı istenir ve ad sunucuya açık gitmez.
İki sınıf · haftada iki ders · sonunda yazılı rapor
Fiyat hesaplayıcısı aşağıda / öğrenci · yıl · KDV dahil
Kurumdaki öğrenci sayısına göre yıllık hesaplanır. Pilot dört hafta ücretsiz; ücret ancak devam kararı verilirse başlar. Ödeme ve faturalandırma altyapısı hazırlanıyor; pilot sonrası koşulları kurumunuzla birlikte netleştiririz.
Öğretmen kontrolü elinden gidiyor mu? Hayır. Sınıfı,
listeyi ve seviyeyi öğretmen yönetir; sistem yalnız her çocuğa
uygun soruyu seçer.
Çocuğun adı nereye gidiyor? Çocuğun cihazında kalır.
Sınıf panosuna yalnız adın baş harfi gider; öğretmenin sınıf
listesi kendi tarayıcısında durur.
Sıralama var mı? Yok, ve bu bilinçli bir tercih. Hiçbir çocuk başka bir
çocukla kıyaslanmaz.
Sorular MEB kazanımlarına göre yazılıyor. Ama "iyi matematik sorusu" ölçüsünü uluslararası çerçevelerden alıyoruz: çocuğa ne tür sorular sorduğumuzu bu ölçülerle denetliyoruz.
IB İlk Yıllar Programı matematiği beş şeride ayırır. Bizim 13 şeridimiz beşini de kapsıyor:
IB, öğrenme aşamalarının belirli yaşlara ya da sınıf düzeylerine bağlı olmadığını söyler. Bizde bir sonraki basamak, çocuk öncekini gerçekten yapabilince açılır; yeni konu ise Maarif takvimi ona gelince açılır ve erken biten o güne kadar kendi seviyesinde alıştırma yapar.
Sıradaki adım: IB'nin merkezine koyduğu öğrenen failliği (agency), yani çocuğun kendi hedefini koyması. Bugün kendi seviyesinden ilerliyor; hedefini kendi koyabildiği bir ekranı ileride eklemeyi planlıyoruz.
TIMSS matematiği üç bilişsel alana ayırır: bilme (hatırlama, işlem), uygulama (bildiğini kullanma) ve akıl yürütme (gerekçelendirme, genelleme).
Soru havuzumuzu düzenli olarak bu üç alana göre tarıyoruz. Sebebi basit: yalnız işlem soran bir havuz çocuğu belli bir yere kadar getirir, sonra durdurur.
Örüntü şeridine bu doğrultuda üç yeni soru tipi eklendi: kuralı bul · örüntüyü ileri taşı · hatalı adımı yakala. Kalan şeritler de aynı gözle taranıyor.
PISA'nın ölçtüğü şey işlem hızı değil, matematiği bir günlük hayat durumunda kullanabilmek: hangi bilginin ne zaman işe yaradığını görmek.
Bu bakış bizim soru yazma biçimimizi de belirliyor. Çocuğa yalnız "kaç eder" diye sormuyoruz; hangi işlemin neden gerektiğini soran sorular da havuzun içinde.
PISA 15 yaşı ölçer; bizim çocuklarımız daha küçük. Ama o alışkanlık ilkokulda kuruluyor.
Not: PISA 2025 turunun odağı fen bilimleriydi; içinde öğrencilerin dijital ortamda kendi kendine öğrenmesi de ölçüldü. Sonuçların açıklanma tarihi 8 Eylül 2026 olarak duyurulmuştu. Bu sayfada PISA 2025 sonuçlarına dayanan hiçbir iddia yok.
Bu bölümdeki her çerçeve açıklaması aşağıdaki belgelere dayanıyor. Belgelerin kendisi burada yayımlanmıyor: IB materyali teliflidir, TIMSS ve PISA belgeleri açık erişimdir.
Güncellik notu. IB, PYP konu belgelerini
yeniledi; eski scope and sequence yayınlarının yerini
güncel konu belgeleri aldı. Kullandığımız kaynak bu güncel
sürümdür (Nisan 2025 basımı, son güncelleme Mayıs 2026);
eşleme eski bir belgeden çıkarılmadı. Beş matematik şeridi bu
sürümde de korunmaktadır.
TIMSS 2023 en güncel turdur; TIMSS dört yılda bir yapılır,
sıradaki tur 2027'dir. PISA 2025 sonuçlarının açıklanma
tarihi 8 Eylül 2026 olarak duyurulmuştu.
Reklam yok · veri satılmaz · yalnız rapor için gereken tutulur · çocuktan yalnız adı istenir, soyadı asla · ad sunucuya açık gitmez.
Sınıf panosuna katılan çocuk için sunucuda adın baş harfi (eski kayıtlarda takma ad), avatarı ve kaçıncı sınıf olduğu ile şu sayılar tutulur: çözdüğü soru, yıldız, rozet, kupa, en uzun seri ve teneffüs sayısı; kazandığı rozetler; her şeritte ulaştığı seviye ve bölüm, topladığı yıldız ve tekrar bekleyen yanlış soru sayısı; en son ne zaman girdiği. Bunlar öğretmen raporu için tutulur. Arkadaşları onun avatarını, adının baş harfini, rozet ve kupalarını görür; soru, yıldız ve seri sayıları arkadaşlara gösterilmez.
Sınıf öğretmeni · üç çocuk babası
Sınıfta da evde de aynı şeyi görüyorum: çocuklar matematiği sevmiyor değil, alıştırmadan sıkılıyor. Oysa matematik pratik yapa yapa öğrenilir.
Ben de alıştırmanın karşılığını oyunun içine koydum. Çocuk görevini yapar, teneffüsünü kazanır: okul bahçesine çıkar, oynar. Kendi rekoruna meydan okur, arkadaşıyla tatlı bir yarışa girer; ama burada kimse küçük düşmez. Sıralama yok, kazanılan geri alınmaz.
Üç kural üzerine kurdum:
Hata korkusu bitince öğrenme başlar; ben de korkusuz bir sayfa kurdum.
Bir hafta sonu, kendi çocuklarım ve kendi öğrencilerim için.
2 Ağustos 2026'da tek bir dosya ve tek bir kuralla başladı: düşme yok, çocuk yanlış yapınca kaybetmez. Çocuklar sordukça büyüdü; okulumdaki öğretmenler isteyince bir sınıf içi farklılaştırma aracına dönüştü.
2 Ağustos 2026. Bir hafta sonu oturdum. Derdim küçüktü: çocuklarım tablette oyun oynuyordu, ben de onlara "önce alıştırmanı yap" diyordum. İkisini birleştiremez miydim? Alıştırmanın ödülü oyunun kendisi olamaz mıydı?
İlk günün sonunda ortada tek bir HTML dosyası vardı: 12 küçük oyun ve bir kural. O kural ilk gün kondu ve hiç değişmedi: düşme yok. Çocuk yanlış yapınca kaybetmez, kazandığı geri alınmaz. Çünkü ilkokulda öğrenmeyi durduran şey zorluk değil, hata korkusudur.
Sonra çocuklar oynadı ve iş büyüdü, hep aynı sebeple: onlar bir şey sordu, ben onu yaptım. "Arkadaşımın rozetlerini görebilir miyim?" diye sordular, sınıf panosu çıktı. "Telefonda olmaz mı?" dediler, uygulama oldu. Bahçede koşarken "burası neresi?" diye sordular; İstanbul oradan doğdu: gerçek yollar, gerçek köprüler, kendi şehirleri.
Üçüncü hafta işin yönü değişti. Okulumdaki öğretmenler oyunu gördü ve sınıfta kullanmak istediler. O gün bu bir ev oyunu olmaktan çıktı: tahtada her çocuğun kendi seviyesinde oynadığı, öğretmene her çocuğun nerede zorlandığını söyleyen bir farklılaştırma aracına dönüştü. Ve o gün bir sorumluluk daha eklendi: çocuğun adı sunucuya açık gitmeyecek. Bugün de öyle çalışıyor.
Bu işin çoğu geceye düştü. Gündüz öğretmenim, akşam babayım; bu oyun ikisinin arasında, herkes uyuduktan sonra yapıldı. Ve hâlâ aynı sebeple yapılıyor: sınıfımda işe yarasın diye.
Çocuğun gelişimini takip etmek için size uygun paketi inceleyin.
Tüm fiyatlar KDV dahil. Yıllık paketler; bireyselde aylık seçenek de var. Paketler hazırlanıyor, ödeme henüz alınmıyor.
Fiyat hesaplayıcısı yüklenemedi. Ödeme henüz hazır değil. Bilgi için: dijitaltenefus@gmail.com
Reklam yok · veri satılmaz · yalnız rapor için gereken tutulur · çocuktan yalnız adı istenir, soyadı asla · ad sunucuya açık gitmez.